Kasten yaralama suçunda (TCK m. 86) mağdurun adli raporları arasında çelişki bulunması halinde (örneğin, geçici raporda yaralanmanın niteliğinin 1 ay sonra belli olacağı belirtilirken, kesin raporda hem BTM ile giderilebileceği hem de giderilemeyeceği şeklinde çelişkili ifadeler yer alması), mahkemenin bu çelişkiyi gidermek için nasıl bir yol izlemesi gerekir? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/22797 K. sayılı kararı bu konuda neyi emretmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109803

Mağdurun adli raporları arasında çelişki bulunması, suçun nitelendirilmesi (TCK m. 86/1 mi, 86/2 mi?) ve verilecek cezanın belirlenmesi açısından hayati öneme sahiptir. Mahkeme, bu çelişkiyi re'sen gidermekle yükümlüdür. İzlemesi gereken yol şudur: Raporlar arasındaki çelişkiyi bir ara kararla tespit etmeli ve bu çelişkinin giderilmesi için dosyayı tüm tıbbi evraklarla birlikte Adli Tıp Kurumu'nun ilgili ihtisas dairesine göndermelidir. Adli Tıp Kurumu'ndan, yaralanmanın TCK m. 86 ve m. 87'de belirtilen tüm unsurlar (basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği, hayati tehlikeye neden olup olmadığı, duyu veya organ zayıflaması/yitirilmesi, kemik kırığı ve hayati fonksiyona etkisi vb.) açısından kesin, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor düzenlemesi istenmelidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/22797 K. sayılı kararında da emredildiği gibi, mahkemenin çelişkili veya yetersiz bir rapora dayanarak hüküm kurması, 'eksik inceleme' nedeniyle bozma sebebidir. Mahkeme, çelişkiyi gidermeden, raporlardan birini diğerine keyfi olarak üstün tutarak veya yorum yoluyla bir sonuca vararak hüküm kuramaz. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması için bu tıbbi delilin netleştirilmesi zorunludur.