TMK m. 808 uyarınca malik, haklarının tehlikeye düştüğünü ispat ederse intifa hakkı sahibinden 'güvence' isteyebilir. Hangi tür davranışlar malikin haklarını 'tehlikeye düşürür' nitelikte kabul edilebilir? İntifa hakkı sahibinin istenen güvenceyi vermemesi halinde malikin başvurabileceği hukuki yollar nelerdir?
Malikin haklarını 'tehlikeye düşürür' nitelikte kabul edilebilecek davranışlar, intifa hakkı sahibinin malı özenle kullanma ve malın özünü koruma yükümlülüğünü ihlal eden her türlü fiili veya hukuki eylemdir. Örnekler: - İntifa konusu malın ekonomik özgülenme yönünü malike zarar verecek şekilde değiştirmek (TMK m. 817). Örneğin, bir zeytinliği söküp yerine inşaat yapmak. - Malın olağan bakımını ihmal ederek değerinin önemli ölçüde düşmesine veya harap olmasına neden olmak. - Malı, niteliğine uygun olmayan, aşırı ve yıpratıcı bir şekilde kullanmak. - Malın üçüncü kişiler tarafından gasp edilme veya zarar görme tehlikesine karşı gerekli önlemleri almamak. - Malikten habersiz ve yetkisiz olarak malın bütünleyici parçalarını söküp satmak. İntifa hakkı sahibinin, malikin haklı talebine ve mahkemece verilecek uygun süreye rağmen istenen güvenceyi (teminatı) vermemesi halinde, malikin başvurabileceği hukuki yol TMK m. 810'da düzenlenmiştir. Buna göre malik, sulh hukuk mahkemesine başvurarak, 'yeni bir karara kadar intifa hakkı sahibinin zilyetliğinin kaldırılmasını ve hakkın konusu olan malın bir kayyıma verilmesini' talep edebilir. Bu, intifa hakkını sona erdiren bir yol değil, malı korumaya yönelik bir tedbirdir. İntifa hakkı devam eder, ancak malın yönetimi kayyıma geçer. Kayyım, elde edilen gelirlerden masrafları düştükten sonra kalanı intifa hakkı sahibine verir. İntifa hakkı sahibi daha sonra güvenceyi verirse veya tehlike ortadan kalkarsa, yeni bir mahkeme kararıyla malın zilyetliği kendisine iade edilebilir.