Yargıtay içtihatlarına göre 'üst düzey yönetici' konumunda olan bir işçinin fazla çalışma ücreti talep edememesinin temel gerekçesi nedir? Bir işçinin 'üst düzey yönetici' olarak kabul edilmesi için hangi kriterler aranmaktadır? Şirkette kendisinden daha üst bir amirin bulunması bu sıfatı etkiler mi?
Yargıtay içtihatlarına göre, üst düzey yöneticinin fazla çalışma ücreti talep edememesinin temel gerekçesi, bu konumdaki bir kişinin 'çalışma saatlerini kendisinin belirleme yetkisine sahip olmasıdır'. Fazla çalışma kavramı, çalışma saatleri işveren tarafından belirlenen ve bu belirlenen sürenin dışına çıkarak işverenin talimatıyla çalışmaya devam eden işçiler için geçerlidir. Üst düzey yönetici ise, görevinin gereği olarak mesai mefhumu gözetmeksizin çalışmak durumundadır ve kendi çalışma düzenini, işin gereklerine göre kendisi organize eder. Bu esnek çalışma düzeninin karşılığı olarak da genellikle emsallerine göre 'yüksek ücret' alır. Bir işçinin 'üst düzey yönetici' olarak kabul edilmesi için aranan temel kriterler şunlardır: 1) İşyerinin bütününü veya önemli bir bölümünü sevk ve idare etme yetkisi. 2) Kendi çalışma gün ve saatlerini serbestçe belirleyebilme imkanı. 3) Genellikle işe alma ve işten çıkarma gibi önemli yetkilere sahip olma. 4) Emsallerine göre bariz şekilde yüksek bir ücret alıyor olması. Şirkette kendisinden emir ve talimat aldığı, çalışma saatlerini belirleyen daha üst bir amirin (örneğin, bir genel müdür, yönetim kurulu üyesi) bulunması, kişinin 'üst düzey yönetici' sıfatını ortadan kaldırır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/508 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, eğer bir şantiye şefinin üzerinde kendisine emir veren başka bir yönetici veya şirket ortağı yoksa ve yüksek ücret alıyorsa, üst düzey yönetici sayılır ve fazla mesai talep edemez. Ancak üzerinde bir amir varsa, bu sıfatı kazanamaz ve fazla mesai talep etme hakkı doğar.