TCK m. 205'teki suçun konusu, 'gerçek bir resmi belge'dir. Gerçek bir bononun (kambiyo senedinin) üzerine alacaklı tarafından 'iptal' yazılması ve borçluya para ödenmemesi eylemi, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2015/30725 K. sayılı kararında neden 'resmi belgeyi bozma' suçu olarak kabul edilmiştir? Bu eylemin 'özel belgede sahtecilik' veya 'dolandırıcılık' suçlarından farkını tartışınız.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin bu kararda eylemi 'resmi belgeyi bozma' (TCK m. 205) olarak kabul etmesinin temel nedeni, eylemin doğrudan belgenin 'ispat gücünü ve kullanılabilirliğini' ortadan kaldırmaya yönelik olmasıdır. Bono, TCK m. 210 uyarınca resmi belge hükmündedir. Sanıkların eylemi, alacaklı olan katılanın elindeki bu resmi belge niteliğindeki senedi, üzerine 'iptal' yazarak hukuken geçersiz ve icra edilemez hale getirmektir. Bu, belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz kılınması veya ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle 'bozulması' anlamına gelir. Suçun amacı, alacaklı olan katılanın bu belgeden doğan hakkını kullanmasını engellemektir. Bu eylemin diğer suçlardan farkı: - Özel Belgede Sahtecilik (TCK m. 207): Burada amaç belgeyi bozmak değil, gerçeğe aykırı bir belge yaratmak veya mevcut belgeyi aldatıcı şekilde değiştirmektir. Sanıklar, sahte bir 'iptal' belgesi düzenlememiş, var olan 'gerçek' senedin kendisini işlevsiz hale getirmişlerdir. - Dolandırıcılık (TCK m. 157): Dolandırıcılık suçunda hileli davranışlarla bir kişinin aldatılıp, onun veya başkasının zararına, kendine veya başkasına yarar sağlanması gerekir. Somut olayda, hileli bir davranışla senedin ele geçirilmesi (defterle karşılaştırma bahanesi) dolandırıcılığın başlangıç hareketini oluştursa da, asıl ve tamamlanan eylem, senedin üzerine 'iptal' yazılarak yok edilen hukuki değerdir. Yargıtay, bu durumda eylemin özünün, belgenin ispat aracını yok etmeye yönelik olduğunu değerlendirerek TCK m. 205'i uygulamıştır. Eğer senet hileyle alınıp sadece gizlenseydi ve üzerine bir şey yazılmasaydı, 'resmi belgeyi gizleme' veya şartları varsa dolandırıcılık tartışılabilirdi.