Pandemi sürecinde İçişleri Bakanlığı genelgesiyle getirildiği iddia edilen 'alkol satışı yasağı' ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 'polisin ses ve görüntüsünün alınmasının engellenmesi'ne yönelik genelgesi, 'normlar hiyerarşisi' ve Anayasa m. 13 açısından neden sorunludur? Bir genelgenin hukuki niteliği nedir ve kanunla düzenlenmesi gereken bir alana genelge ile müdahale edilmesinin hukuki sonucu ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109780

Bu genelgelerin 'normlar hiyerarşisi' ve Anayasa m. 13 açısından sorunlu olmasının temel nedenleri şunlardır: 1) Normlar Hiyerarşisine Aykırılık: Hukuk sistemimizde normlar arasında bir sıralama vardır (Anayasa > Kanun > Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi > Yönetmelik > Genelge vb.). Alt norm, üst norma aykırı olamaz ve dayanağını ondan almak zorundadır. Genelge, kanun ve yönetmeliklerin uygulanmasını göstermek amacıyla çıkarılan, normatif değeri daha düşük bir idari düzenlemedir. 2) Anayasa m. 13'e Aykırılık: Anayasa'nın 13. maddesi, temel hak ve hürriyetlerin 'özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla' sınırlanabileceğini emreder. 'Alkol satışı yasağı', Anayasa ile korunan teşebbüs hürriyetine; 'polisin görüntüsünün alınmasının engellenmesi' ise ifade, basın ve haber alma hürriyetine doğrudan bir müdahaledir. Bu tür temel hak ve hürriyetlere ilişkin sınırlamaların bir 'genelge' ile değil, mutlaka TBMM tarafından çıkarılacak bir 'kanun' ile yapılması anayasal bir zorunluluktur. Genelge ile yapılan bu tür bir düzenleme, 'kanunilik' ilkesini ihlal eder. Bir genelgenin hukuki niteliği, kanunların uygulanışına ilişkin usul ve esasları belirleyen, idarenin iç işleyişine yönelik veya kamuoyunu bilgilendirici bir düzenleyici işlemdir. Yeni bir hak veya yükümlülük getiremez, kanunun kapsamını daraltamaz veya genişletemez. Kanunla düzenlenmesi gereken bir alana genelge ile müdahale edilmesinin hukuki sonucu, o genelgenin hukuka aykırı ve iptal edilebilir olmasıdır. Böyle bir genelgeye dayanılarak yapılan idari işlemler (örneğin, kesilen cezalar, engellenen kayıtlar) de hukuka aykırı olur ve idari yargıda iptal edilebilir. Bu genelgelere uymayanlara ceza verilmesi de hukuki dayanaktan yoksun olacaktır.