TCK m. 87'de düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hallerinden birisi 'yaşamını tehlikeye sokan bir duruma' neden olmasıdır (m. 87/1-d). Bir yaralanmanın 'yaşamı tehlikeye sokan bir durum' oluşturup oluşturmadığının tespiti nasıl yapılır ve bu tespitin sanığın kastı ile olan ilişkisi nedir? Bu durumun olası kastla öldürmeye teşebbüsten farkını izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109770

Bir yaralanmanın 'yaşamını tehlikeye sokan bir durum' oluşturup oluşturmadığının tespiti, mutlaka uzman hekim veya Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak kesin ve bilimsel bir rapora dayanır. Raporda, yaralanmanın niteliği (örneğin, iç organ yaralanması, büyük damar kesisi, kafa travması vb.), mağdurun maruz kaldığı hayati risk ve bu riskin derecesi açıkça belirtilmelidir. Bu tespit, objektif bir kritere dayanır ve mağdurun o anki durumu üzerinden yapılır; sonradan iyileşmiş olması bu nitelendirmeyi değiştirmez. Bu durumun sanığın kastı ile ilişkisi TCK m. 23'te düzenlenen 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç' kurumunda yatmaktadır. Sanığın temel kastı 'yaralamaya' yöneliktir. Ancak, yaralama eylemi sonucunda, sanığın en azından 'taksirle' hareket etmesiyle daha ağır bir netice olan 'yaşam tehlikesi' ortaya çıkmaktadır. Yani fail, yaralamayı istemiş (kast), ancak yaşam tehlikesi sonucunu öngörmemiş (basit taksir) veya öngörmüş ama istememiştir (bilinçli taksir). Olası kastla öldürmeye teşebbüsten farkı ise şudur: Olası kastla öldürmeye teşebbüste, failin temel kastı yaralama değil, ölüm neticesini de göze almaktır. Fail, eyleminin ölüme yol açabileceğini öngörür ve 'olursa olsun' diyerek bu sonucu kabullenir. Yaralamanın niteliği, kullanılan silahın elverişliliği, darbe sayısı ve hedef alınan bölge gibi kriterler bu ayrımda belirleyicidir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamada temel fiil yaralama iken, olası kastla öldürmeye teşebbüste temel fiil öldürme eyleminin icrasına başlamaktır.