Kasten yaralama suçunun 'silahla' işlenmesi (TCK m. 86/3-e) cezanın artırılmasını gerektiren bir nitelikli haldir. TCK m. 6/1-f'deki 'silah' tanımı ışığında, Yargıtay'ın bir 'sandalye'yi (Y4.CD 2022/9435 K.) veya 'muşta'yı (Y6.CD 2021/19728 K.) hangi durumlarda silah olarak kabul ettiğini açıklayınız. Bir cismin 'silah' sayılıp sayılmayacağının belirlenmesindeki ölçüt nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109769

TCK m. 6/1-f, silah tanımını geniş bir çerçevede yapmıştır. Bu tanıma göre silah, sadece ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış kesici, delici veya bereleyici aletler değil; aynı zamanda 'saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler'i de kapsar. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bir cismin bu kapsamda 'silah' sayılıp sayılmamasındaki temel ölçüt, 'kullanılış biçimi ve saldırının yöneldiği vücut bölgesi itibarıyla kişide ciddi yaralanmalara veya ölüme yol açma potansiyeli taşımasıdır'. Bir 'sandalye' normalde bir silahtan sayılmaz. Ancak Yargıtay 4. CD'nin 2022/9435 K. sayılı kararında olduğu gibi, sanığın sandalyeyi mağdurun kafasına veya hayati bölgelerine vurmak suretiyle kullanması, onu fiilen bir saldırı aracına dönüştürür ve yaralama potansiyelini artırır. Bu durumda sandalye, 'kullanılmaya elverişli diğer şeyler' kapsamında silah kabul edilir. Benzer şekilde, 'muşta' gibi esasen saldırı amacıyla tasarlanmış bir aletin ele geçirilememiş olması, onun silah vasfını ortadan kaldırmaz. Yargıtay 6. CD'nin 2021/19728 K. sayılı kararında, mağdur beyanları ve yaranın niteliği (örneğin muştayla uyumlu bir ekimoz) gibi delillerle eylemin muştayla gerçekleştirildiği sabit görülürse, TCK m. 86/3-e'nin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir.