Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1009 E., 2019/1179 K. sayılı kararında, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi incelenirken, 'asgari ücretle çalışmanın yoksulluğu ortadan kaldırmadığı' ilkesi tekrar edilmekle birlikte, nafaka borçlusunun mali gücünün önemli ölçüde azalması halinde nafakanın tamamen kaldırılabileceği sonucuna varılmıştır. Bu kararı, TMK m. 176/3 (kaldırma sebepleri) ve TMK m. 176/4 (artırma/azaltma sebepleri) arasındaki ilişki ve Anayasa Mahkemesi'nin 2005/56 E. sayılı kararı ışığında yorumlayınız. Bu karar, kanunun lafzi yorumu ile amaçsal (teleolojik) yorumu arasında nasıl bir denge kurmaktadır?
Bu karar, TMK m. 176'nın lafzi ve amaçsal yorumu arasında önemli bir denge kurmaktadır. Lafzi Yorum: TMK m. 176/3, nafakanın kaldırılma sebeplerini (yeniden evlenme, fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürme) sınırlı (tahdidi) olarak saymış görünmektedir. TMK m. 176/4 ise tarafların mali durumlarının değişmesini sadece 'artırma veya azaltma' sebebi olarak düzenlemiştir. Bu dar yorumla, nafaka borçlusunun mali gücü tamamen ortadan kalksa bile nafakanın sadece indirilmesi, kaldırılamaması gerektiği düşünülebilirdi. Amaçsal (Teleolojik) Yorum ve AYM Kararı: Yargıtay HGK, kanunun ruhuna ve yoksulluk nafakasının amacına odaklanmıştır. TMK m. 175, nafakanın 'diğer taraftan mali gücü oranında' istenebileceğini belirtir. Bu, nafaka yükümlüsünün ödeme gücüne sahip olmasının, nafakanın varlığı için asli bir koşul olduğunu gösterir. Anayasa Mahkemesi'nin 2005/56 E. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, nafaka borçlusunun kendi kusuru olmaksızın yoksulluğa düşmesi halinde, hakimin TMK m. 1'e göre nafakanın amacını göz önünde bulundurarak tamamen kaldırılmasına karar verebileceği belirtilmiştir. Yargıtay HGK da bu içtihada dayanarak, nafaka alacaklısının asgari ücretli bir işe girmesiyle mali durumu iyileşirken, nafaka borçlusunun sağlık sorunları nedeniyle işini kaybedip ödeme gücünü tamamen yitirmesi durumunda, taraflar arasındaki dengenin bozulduğunu ve nafakanın devamının hakkaniyete aykırı olacağını kabul etmiştir. Sonuç olarak karar, TMK m. 176/4'ün, ödeme gücü bulunan borçlular için geçerli olduğunu; ödeme gücünün kusursuz olarak tamamen ortadan kalktığı durumlarda ise TMK m. 175'in ruhuna ve hakkaniyet ilkesine (TMK m. 4) uygun olarak nafakanın tamamen kaldırılabileceğine hükmederek, kanunun amacını lafzın önüne koymuştur.