Asya Saydam kararında (B. No: 2018/32268), pasaport iptali tedbirinin Anayasa'nın olağanüstü hal rejimini düzenleyen 15. maddesi kapsamında dahi meşru görülemeyeceği sonucuna varılmıştır. Mahkemenin bu sonuca ulaşırken dayandığı temel ölçütler nelerdir? Özellikle, derece mahkemesi kararındaki hangi eksiklikler bu ihlal kararında belirleyici olmuştur?
Anayasa Mahkemesi, Anayasa m. 15 kapsamında yaptığı denetimde, olağanüstü halin gerektirdiği ölçüyü aşan ve çekirdek haklara dokunan müdahalelerin hukuka aykırı olacağını belirtir. Asya Saydam kararında bu sonuca ulaşırken dayandığı temel ölçütler şunlardır: 1) Bireyselleştirme ve Somut Gerekçe Eksikliği: İdare ve derece mahkemeleri, pasaport iptali kararının başvurucunun özel durumunda neden 'zorunlu' bir tedbir olduğunu somut gerekçelerle ortaya koyamamıştır. Sadece KHK'da yer alan genel 'iltisak ve irtibat' gibi soyut ifadelere atıf yapmak yeterli görülmemiştir. Başvurucunun hangi eyleminin milli güvenlik için somut bir tehlike oluşturduğuna dair bir değerlendirme yapılmamıştır. 2) Ölçülülük ve Dengeleme Yoksunluğu: Derece mahkemesi, tedbirden beklenen kamusal yarar (milli güvenliğin korunması) ile başvurucunun Anayasa m. 20 kapsamındaki özel hayatına (akademik kariyeri, eğitim hakkı) yapılan müdahalenin ağırlığı arasında adil bir denge kurmamıştır. Başvurucunun yurt dışındaki doktora imkanının tamamen ortadan kaldırılmasının ölçülü olup olmadığı tartışılmamıştır. 3) Sürenin Belirsizliği ve Yargısal Korumanın Etkisizliği: Pasaport iptalinin ne kadar süreceğinin belirsiz olması ve bu tedbire karşı etkili bir yeniden değerlendirme mekanizmasının bulunmaması, müdahaleyi orantısız kılmıştır. Hakkında yurt dışına çıkış yasağı gibi bir adli karar olmayan başvurucunun, sadece idari bir işlemle ve belirsiz bir süreyle seyahat özgürlüğünden ve buna bağlı haklarından mahrum bırakılması, Anayasa m. 15'in çizdiği sınırları aşan bir müdahale olarak kabul edilmiştir.