Anayasa Mahkemesi'nin Asya Saydam başvurusunda (B. No: 2018/32268), KHK ile pasaport iptali tedbiri, Anayasa m. 23 (Seyahat Hürriyeti) yerine, öncelikli olarak Anayasa m. 20 (Özel Hayata Saygı Hakkı) kapsamında incelenmiştir. Mahkemenin bu tercihinin temel gerekçesi nedir ve bu yaklaşım, temel hakların korunması açısından nasıl bir yorum genişlemesi sağlamaktadır?
Anayasa Mahkemesi'nin bu tercihinin temel gerekçesi, müdahalenin başvurucunun hayatı üzerindeki etkisinin sadece seyahat etme eyleminden ibaret olmamasıdır. Başvurucu, yurt dışında bir üniversitede burslu doktora programına kabul edilmiş bir akademisyendir. Dolayısıyla pasaport iptali, onun sadece bir ülkeden diğerine gitmesini engellemekle kalmamış; mesleki kariyerini ilerletme, akademik gelişimini sürdürme ve özel hayatını bu çerçevede şekillendirme olanaklarını elinden almıştır. Mahkeme, kişinin gitmek istediği ülke ile güçlü kişisel, ailevi, ekonomik ve özellikle somut olaydaki gibi 'mesleki' bağları olduğunda, seyahat engelinin özel hayata doğrudan ve derin bir müdahale teşkil ettiğini kabul etmektedir. Bu yaklaşım, temel hakların korunması açısından şu yorum genişlemesini sağlar: Müdahaleler, sadece lafzi ve dar anlamlarıyla değil, bireyin yaşamı üzerindeki bütüncül ve somut etkileriyle değerlendirilir. Bu, 'seyahat edememek' gibi tek bir eylemin kısıtlanmasından ziyade, bu kısıtlamanın kişinin kimliği, mesleği, eğitimi ve sosyal ilişkileri gibi özel hayatının ayrılmaz parçaları üzerindeki zincirleme sonuçlarının da yargısal denetime tabi tutulmasını sağlar. Böylece, ölçülülük denetimi daha kapsamlı ve hakkaniyete uygun bir zeminde yapılmış olur.