Bir trafik kazası sonucu açılan tazminat davasında davalı olan kamu görevlisi (polis memuru), olayın kendi kişisel kusurundan değil, idarenin hizmet kusurundan (örneğin aracın frenlerinin bozuk olması) kaynaklandığını iddia etmektedir. Bu iddia davanın seyrini nasıl etkiler?
Bu iddia, davanın hukuki niteliğini ve muhatabını değiştirme potansiyeli taşır. Eğer davalı kamu görevlisi, zararın kendi eyleminden değil, idarenin sorumluluğundaki bir eksiklikten (hizmet kusuru) kaynaklandığını ispatlayabilirse, Anayasa'nın 129/5. maddesi ve 657 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince kendisine karşı açılan davanın 'husumet yokluğu' nedeniyle reddedilmesi gerekir. Bu durumda, dava idare aleyhine idari yargıda açılmalıdır. Ancak, metindeki Hukuk Genel Kurulu kararında (2017/1394 E.) olduğu gibi, zararın münhasıran kamu görevlisinin alkollü olması gibi kişisel kusurundan kaynaklandığı tespit edilirse, dava adli yargıda ona karşı görülmeye devam eder. (www.zulkufarslan.av.tr/kamu-gorevlisinin-hizmet-kusuru/)