Bir hukuk davasında, taraflardan birinin talebi üzerine isticvabına karar verilen diğer tarafın, geçerli bir mazereti olmaksızın duruşmaya gelmemesi halinde, mahkemenin isticvap konusu vakıaları ikrar edilmiş sayması (HMK m. 171/2) bir zorunluluk mudur yoksa takdir yetkisi midir?
Bu bir zorunluluktur. HMK m. 171/2'deki 'ikrar etmiş sayılır' ifadesi, hakime bir takdir yetkisi bırakmamaktadır. Usulüne uygun olarak yapılan ve gerekli ihtarın bulunduğu bir davetiyeye rağmen tarafın mazeretsiz olarak gelmemesi veya gelip de soruları cevapsız bırakması halinde, kanunun öngördüğü hukuki sonuç (ikrar varsayımı) kendiliğinden doğar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/437 E. sayılı kararında da davalının usulüne uygun davetiyeye icabet etmemesi üzerine, davetiyeye ekli belgeler altındaki imzayı ikrar ettiğinin 'kabul edilmesi gerektiği' belirtilerek bu durumun otomatik bir sonuç olduğu vurgulanmıştır. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-170-isticvap-olunacak-kisilerin-belirlenmesi.html)