Bir uyuşturucu davasında, suça konu maddenin ele geçirilmesinden sonra sanığın, maddenin kendisine ait olduğunu 'ikrar etmesi', tek başına TCK m. 192/3'teki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için yeterli midir?
Tek başına yeterli değildir. Etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için, yapılan yardımın 'suçun meydana çıkmasına' veya 'fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına' somut bir katkı sağlaması gerekir. Eğer suç ve deliller zaten tamamen ortaya çıkmışsa, sanığın sonradan ikrar etmesinin bu şartları yerine getirdiği söylenemez. Ancak metindeki Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2009/13382E. sayılı kararında olduğu gibi, hakkında başka delil bulunmayan bir sanığın, suçu ikrar ederek kendi suçunun ortaya çıkmasını sağlaması, 'suçun meydana çıkmasına hizmet' olarak kabul edilmiş ve etkin pişmanlık uygulanmıştır. Dolayısıyla, ikrarın sonuca etkili olup olmadığı her somut olayın kendi koşullarına göre değerlendirilir. (kadimhukuk.com.tr/makale/uyusturucu-uyarici-madde-suclarinda-etkin-pismanlik-tck-192/)