Hukuk yargılamasında bilirkişilik yapan bir kişinin, aynı zamanda başka bir davada, o davanın taraflarından birinin avukatı olması, Yargıtay tarafından neden 'bilirkişinin tarafsızlığı ilkesi ile çelişen bir olgu' olarak nitelendirilmektedir?
Yargıtay bu durumu, bilirkişinin objektif ve tarafsız davranma yükümlülüğünün ihlali olarak görmektedir. Bilirkişi, hâkimin yardımcısı konumundadır ve vereceği teknik görüşle hâkimin kararını doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir. Bir tarafın avukatlığını yapan kişinin, aynı tarafa karşı hasım konumunda olan bir başka davada bilirkişilik yapması, menfaat çatışması yaratır ve objektifliğini koruyabileceğine dair ciddi şüpheler doğurur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/3734 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkeme kararlarının her türlü şüpheden uzak olması ve taraflarda kuşkuya sebep olmaması zorunludur. Bu nedenle, bir tarafın avukatlığını üstlenen bilirkişinin raporu, bu zorunluluğu zedeler ve adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil eder. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-272-bilirkisinin-gorevini-yapmaktan-yasakli-olmasi-ve-reddi.html)