Bir tazminat davasında, objektif dava birleşmesi (davaların yığılması) yoluyla hem maddi hem de manevi tazminat talep edilmiştir. Temyizde kesinlik sınırının belirlenmesinde, bu iki talep ayrı ayrı mı yoksa toplamları üzerinden mi değerlendirilir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu konudaki görüşü nedir?
Bu iki talebin toplamı üzerinden değerlendirilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1394 E., 2019/494 K. sayılı kararında yapılan ön sorun tartışmasında belirtildiği gibi, objektif dava birleşmesinde (HMK m. 110) taleplerin her biri ayrı bir dava olsa da, görünüşte tek bir hüküm bulunduğundan, temyizde kesinlik sınırının tespiti için hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının toplamları esas alınmalıdır. Bu görüş, usul ekonomisi ve Harçlar Kanunu'nun harcı tüm taleplerin toplamı üzerinden alması gibi ilkelere dayandırılmıştır. (www.zulkufarslan.av.tr/kamu-gorevlisinin-hizmet-kusuru/)