Bir gazetecinin, kamu yararı bulunan bir konuda haber yaparken kullandığı ifadeler 'kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran' nitelikteyse, bu durum tek başına ifadenin hukuka aykırı olduğu anlamına gelir mi? AİHM'in bu konudaki ilkesi nedir?
Hayır, tek başına bu durum ifadenin hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez. AİHM, Handyside/Birleşik Krallık kararından bu yana istikrarlı bir şekilde, ifade özgürlüğünün sadece 'iyi karşılanan ya da zararsız veya önemsiz olduğu düşünülen' bilgiler için değil, aynı zamanda devleti veya toplumun bir kesimini 'kıran, şoke eden veya rahatsız eden (kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran)' düşünceler için de geçerli olduğunu vurgulamaktadır. AİHM'e göre, çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik bunu gerektirir ve bunlar olmaksızın 'demokratik bir toplum' olamaz. Dolayısıyla, ifadenin rahatsız edici olması, hukuka aykırılık için yeterli bir kriter değildir; ifadenin içeriğinin nefret söylemi, şiddete teşvik gibi daha ağır ihlaller içermesi gerekir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/suc-ve-dusunceyi-ifade-ozgurlugu.html)