İİK m. 72'ye göre açılan menfi tespit davası ile doğrudan açılan istirdat davası sonucunda verilen ilamların icrası açısından temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #109002

Temel fark, ilamın kesinleşmeden icraya konulup konulamayacağıdır. Borçlu, menfi tespit davası açmamış ve borcu ödedikten sonra doğrudan istirdat davası açmışsa (İİK m. 72/7), bu dava sonucunda lehine alacağı ilamı derhal icraya koyabilir; ilamın kesinleşmesi gerekmez. Çünkü bu, konusu para alacağı olan normal bir eda ilamıdır. Ancak, devam eden bir menfi tespit davasının borcun ödenmesiyle istirdat davasına dönüştüğü hallerde (İİK m. 72/6), mahkemenin kabul kararı, İİK m. 72/5 gereğince icranın eski hale iadesini sağlayan özel bir nitelik taşır ve bu ilamda yer alan alacak (ana para, faiz, tazminat, yargılama giderleri) kesinleşmeden takip konusu yapılamaz. Bu husus Hukuk Genel Kurulu kararlarında da (örn: K.2021/230) vurgulanmıştır. (barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/menfi-tespit-davasi-ve-istirdat-davasi-nedir-iik-72.html)