AİHM, yargılamaya konu olan ifadelerin 'olgu isnadı' mı yoksa 'değer yargısı' mı olduğunu neden önemsemektedir? Bu iki ifade türünün ispatı ve korunması açısından ne gibi farklılıklar vardır?
AİHM bu ayrımı önemsemektedir çünkü iki ifade türünün ispatı ve korunma rejimi farklıdır. 'Olgu isnadı' (fact), doğruluğu kanıtlanabilir veya yanlışlanabilir somut bir iddiadır. Olgu isnadı içeren ifadeler için, sahibinden en azından ilk bakışta güvenilir görünen deliller sunması beklenir. 'Değer yargısı' (value judgment) ise, bir olay veya durum hakkında kişisel bir görüş, yorum veya değerlendirmedir. Bir değer yargısının doğruluğunun kanıtlanmasını istemek, ifade özgürlüğüne bir müdahale sayılabilir. Ancak AİHM, değer yargılarının dahi keyfi olmaması gerektiğini, belli düzeyde 'yeterli bir olgusal temel' (sufficient factual basis) içermesi gerektiğini kabul etmektedir. Hiçbir veriye dayanmayan değer yargıları da koruma görmez. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/suc-ve-dusunceyi-ifade-ozgurlugu.html)