5607 sayılı Kanun uyarınca, kaçak sigara veya alkol taşımacılığında kullanılan bir aracın iyi niyetli üçüncü bir kişiye ait olması, aracın müsaderesi önünde bir engel teşkil eder mi? Bu durumun hukuki dayanağı nedir?
Evet, kesin bir engel teşkil eder. 5607 sayılı Kanun m. 13'te sayılan özel şartlar (araçta zula olması, eşyanın ağırlıklı bölüm olması vb.) gerçekleşse dahi, müsadere için TCK'daki genel kurallara da uyulması gerekir. TCK m. 54, müsadere kurumunun genel çerçevesini çizer ve bu maddenin en önemli ilkelerinden biri, suçta kullanılan eşyanın 'iyi niyetli üçüncü kişilere' ait olması halinde müsadere edilemeyeceğidir. İyi niyetli üçüncü kişi, aracının suçta kullanıldığını bilmeyen ve bilebilecek durumda olmayan kişidir. Dolayısıyla, kaçakçılık suçunu işleyen fail, maliki olmadığı ve sahibinin rızası ve bilgisi dışında kullandığı bir araçla (örneğin kiralık araç veya çalıntı araç) bu suçu işlerse, araç sahibinin iyi niyetli olduğu kabul edilir ve araç müsadere edilemez. Araç sahibine iade edilir. Bu, mülkiyet hakkının korunmasına yönelik temel bir güvencedir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kacak-sigara-alkol-tutun-icki-kacakciligi-sucu-cezasi.html).