HMK m. 272/2 uyarınca, bir bilirkişinin şahsında hâkimler hakkındaki yasaklılık sebeplerinden birinin gerçekleşmesi halinde, mahkemenin ve bilirkişinin alması gereken aksiyonlar nelerdir? Bu durumun ret sebeplerinden farkı nedir?
HMK m. 272/2, hâkimler hakkındaki 'yasaklılık' sebeplerinin (HMK m. 34) bilirkişide bulunması halini düzenler. Yasaklılık sebepleri, tarafsızlığı mutlak surette ortadan kaldırdığı varsayılan daha ağır durumlardır (örneğin bilirkişinin davanın tarafı olması, taraflardan birinin eşi, altsoy veya üstsoyu olması). Bu durumda: 1) Mahkeme, hüküm verilinceye kadar her zaman bilirkişiyi 're'sen görevden alabilir'. Tarafların talebine gerek yoktur. 2) Bilirkişi de mahkemeden 'görevden alınma talebinde bulunabilir' ve bu bir zorunluluktur. Bu durumun 'ret sebepleri'nden (HMK m. 36) farkı, yasaklılığın daha ağır ve mutlak bir tarafsızlık engeli olmasıdır. Ret sebepleri (örneğin taraflardan biriyle arasında husumet bulunması) daha hafif olup, tarafların talebine bağlıdır ve hâkimin takdirine daha fazla alan bırakır. Yasaklılık halinde ise mahkemenin ve bilirkişinin harekete geçme yükümlülüğü daha kesindir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-272...).