Uyuşturucu madde ticareti suçunda (TCK m. 188), Yargıtay'ın etkin pişmanlık (TCK m. 192/3) hükümlerinin uygulanmasında dikkate aldığı 'yardımın niteliği' kriterini bir karar örneği ile açıklayınız. Sanığın sadece ikrarı yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108873

Yargıtay, TCK m. 192/3'ün uygulanmasında, sanığın yardımının suçun veya diğer faillerin ortaya çıkarılmasına somut bir katkı sağlamasını aramaktadır. Sanığın sadece kendi suçunu ikrar etmesi her zaman yeterli görülmeyebilir, ancak bu ikrar başka türlü ispatlanması mümkün olmayan bir suçu ortaya çıkarıyorsa etkin pişmanlık olarak kabul edilebilir. Metindeki Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2009/13382 E. sayılı kararında bu durum örneklenmiştir. Kararda, hakkında sadece diğer sanığın soyut beyanı dışında delil bulunmayan sanık R.'ın, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu söyleyerek 'ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ettiği' kabul edilmiş ve hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Benzer şekilde, evinde uyuşturucu bulunan diğer sanık A.'nin de bu maddelerin kardeşi R.'a ait olduğunu söyleyip evini göstererek onun yakalanmasını sağlaması da yardım olarak nitelendirilmiştir. Bu kararlar, yardımın 'etkin' olması, yani somut bir sonuç doğurması veya delil yetersizliği olan bir durumda suçu ortaya çıkarması gerektiğini göstermektedir (kadimhukuk.com.tr/makale/uyusturucu-uyarici-madde-suclarinda-etkin-pismanlik-tck-192/).