Menfi tespit davası ile istirdat davası sonucunda verilen ilamların icrası arasında ne gibi bir fark vardır? Hangi ilamın icrası için kesinleşmesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108868

İki dava türü sonucunda verilen ilamların icrası arasında önemli bir fark bulunmaktadır. 1) Doğrudan Açılan İstirdat Davası (İİK m. 72/7): Borçlu, borcu ödedikten sonra doğrudan istirdat davası açar ve davayı kazanırsa, lehine aldığı ilamı derhal icraya koyabilir. Bu ilamın icrası için kesinleşmesi şart değildir. Çünkü ilam, konusu bir para alacağı olan bir eda hükmüdür. 2) Menfi Tespit Davasından Dönüşen İstirdat Davası (İİK m. 72/6): Eğer borçlu önce menfi tespit davası açmış ve dava sırasında borcu ödediği için dava istirdat davasına dönüşmüşse, bu dava sonucunda lehine alacağı ilamın icrası için 'kesinleşmesi' gerekir. Kanun, menfi tespit davasının reddi halinde alacaklının tazminat alabilmesi için kararın kesinleşmesini aradığı gibi (m. 72/4), davanın kabulü halinde de icranın eski hale iadesi için (m. 72/5) veya ilamın icrası için (m. 72/6) kararın kesinleşmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bu ayrım, davanın başlangıçtaki niteliğinden kaynaklanmaktadır (barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/menfi-tespit-davasi-ve-istirdat-davasi-nedir-iik-72.html).