Olağanüstü hal (OHAL) döneminde çıkarılan 6758 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca, terör örgütüyle iltisakı nedeniyle kayyım atanan bir şirkete TMSF'nin kayyım olarak atanması veya yetkileri devralması durumunda, bu şirketin veya varlıklarının satışı veya tasfiyesi için mahkemeden 'müsadere' kararı alınması şart mıdır? TMSF'nin bu konudaki yetkisinin hukuki dayanağını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108853

Hayır, şart değildir. 6758 sayılı Kanun'un 19. maddesi, TMSF'ye bu konuda özel ve geniş bir yetki tanımıştır. Metinde açıklandığı üzere, TMSF'nin kayyım olarak atandığı veya kayyımlık yetkisini devraldığı şirketlerin veya ortaklık paylarının, mali durumu, ortaklık yapısı gibi nedenlerle ticari ve iktisadi bütünlüğünün sürdürülebilir olmadığının tespit edilmesi halinde, şirketin veya varlıklarının satılmasına veya fesih ile tasfiyesine karar verilebilir. Bu karar, şirketin (TMSF tarafından atanan) yönetim kurulunun kararı ve TMSF'nin karar organı olan Fon Kurulu'nun izniyle alınır. Bu süreç, ceza davasının sonucunu ve bir müsadere kararı verilmesini beklemez (6758 s.K. m. 19/3). Müsadere kararı, satıştan elde edilecek gelirin Hazine'ye irat kaydedilmesi sonucunu doğururken, bu maddeye göre yapılan satıştan elde edilen gelir (borçlar ödendikten sonra) şirketin tüzel kişiliğine ait olur ve yargılama sonucuna kadar bir kamu bankasında nemalandırılır. Bu yetki, TMSF'ye OHAL KHK'ları ve bunları kanunlaştıran yasalarla verilmiş özel bir yetkidir (sen.av.tr/tr/makale/Kaçağın-Kayyım-Atanan-Şirketinin...).