6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 272. maddesi uyarınca bilirkişilerin reddi ve yasaklılığı konusunda hâkimlere ilişkin kuralların uygulanacağı belirtilmiştir. Bir bilirkişinin aynı davada daha önceden tanık olarak dinlenmiş olması, bu kural çerçevesinde bir ret sebebi teşkil eder mi? Yargıtay'ın bilirkişi tarafsızlığına ilişkin yaklaşımını somut bir karar örneği ile açıklayınız.
HMK m. 272/1, hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebeplerinin bilirkişiler için de uygulanacağını belirtmekle birlikte, bir istisna getirmiştir. Buna göre, bilirkişinin aynı dava veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş olması tek başına bir ret sebebi teşkil etmez. Ancak Yargıtay, bilirkişinin tarafsızlığından şüpheyi gerektirecek önemli bir sebebin varlığını (HMK m. 36 atfıyla) bir bozma nedeni olarak görmektedir. Metinde yer alan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararında, bilirkişi olarak rapor düzenleyen kişinin, başka benzer dosyalarda davalı kurum aleyhine davacı vekili olarak yer aldığı tespit edilmiştir. Yargıtay bu durumu, 'bilirkişinin tarafsızlığı ilkesi ile çelişen bir olgu' olarak nitelendirmiş ve davanın taraflarıyla ilişkisi bulunmayan yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur. Bu, Yargıtay'ın bilirkişinin objektifliğine ve taraflar nezdinde şüphe uyandırmamasına büyük önem verdiğini göstermektedir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-272...).