Murisin, mirasçılarından birine veya üçüncü bir kişiye yarar sağlamak amacıyla aslında borçlu olmadığı halde muvazaalı bir borç senedi düzenlemesi halinde, diğer mirasçıların bu senedin geçersizliğini ispat ederken tanık deliline başvurabilmeleri mümkün müdür? Bu durumun hukuki gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108772

Evet, mümkündür. Kural olarak, senede karşı ileri sürülen iddiaların yine senetle (kesin delil) ispat edilmesi gerekir (HMK m. 200). Ancak bu kuralın istisnaları vardır. Metinde belirtildiği ve Yargıtay içtihatlarıyla da kabul edildiği üzere, miras bırakanın (muris) diğer mirasçıların saklı payını veya miras hakkını ihlal etmek amacıyla yaptığı muvazaalı işlemler, mirasçılar aleyhine bir hukuki durum yaratır. Bu durumda mirasçılar, murisin halefi olarak değil, kendi miras hakları ihlal edilen bir 'üçüncü kişi' sıfatıyla hareket ederler. HMK'nın 203. maddesinin (d) bendinde 'Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları'nın tanıkla ispat edilebileceği açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle, mirasçılar, murisin düzenlediği borç senedinin kendi miras haklarını ihlal etmeye yönelik muvazaalı bir işlem olduğunu, üçüncü kişi sıfatıyla her türlü delille, bu kapsamda tanık deliliyle de ispatlayabilirler (barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/menfi-tespit-davasi-ve-istirdat-davasi-nedir-iik-72.html).