Yargıtay, vergi kaçakçılığı suçlarında (VUK m. 359), aynı failin farklı şirketleri üzerinden aynı takvim yılında aynı suçu (örn: sahte fatura düzenleme) işlemesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin (TCK m. 43) uygulanıp uygulanmayacağı konusunda nasıl bir yaklaşım sergilemektedir? Metindeki görüşü açıklayınız.
Metinde ifade edilen görüşe göre, bu durumda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekir. Gerekçe olarak, suçun mağdurunun tek olması (Devlet Hazinesi) ve eylemlerin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirilmesi gösterilmektedir. Her ne kadar fiiller farklı tüzel kişilikler (şirketler) üzerinden işlense de, bu şirketleri sevk ve idare eden ve suçu işleyen fail veya failler aynı olduğundan, eylemler arasında sübjektif bir bağın varlığı kabul edilmelidir. Dolayısıyla, bir suç işleme kararı altında, değişik zamanlarda fakat aynı mağdura (Hazine) karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi söz konusudur. Bu nedenle, faile ait şirketlerin farklı olmasının zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği ve faile tek bir ceza verilip TCK m. 43 uyarınca artırım yapılması gerektiği savunulmaktadır (sen.av.tr/tr/makale/VUK-m-359-a-muhalefet-sucunda...).