Menfi tespit davasında ispat yükü kime aittir? Davacı-borçlunun hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmesi ile borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini iddia etmesi arasında ispat yükü açısından bir fark var mıdır?
Menfi tespit davasında ispat yükü, ileri sürülen iddiaya göre taraflar arasında yer değiştirir. Kural olarak, bir hukuki ilişkinin veya alacağın varlığını iddia eden davalı-alacaklı olduğu için, ispat yükü ona aittir (HMK m. 190, TMK m. 6). Dolayısıyla, davacı-borçlu hukuki ilişkinin veya borcun hiç doğmadığını (örneğin, sözleşmenin hiç kurulmadığını) sadece inkâr etmekle yetiniyorsa, ispat yükü davalı-alacaklıdadır. Ancak, davacı-borçlu, varlığı kabul edilen bir borcun ödeme, ibra, takas veya zamanaşımı gibi bir nedenle sona erdiğini iddia ediyorsa, bu olumlu vakıayı (borcu sona erdiren nedeni) ispat yükü kendisine, yani davacı-borçluya düşer. Benzer şekilde, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız (bedelsiz) olduğunu ispat yükü de davacı-borçluya aittir (barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/menfi-tespit-davasi-ve-istirdat-davasi-nedir-iik-72.html).