Avukatın kusuru nedeniyle kaybedilen bir tazminat davası sonucunda, müvekkilin avukata karşı açtığı rücuen tazminat davasında, zarar hesabından yapılacak indirimler (denkleştirme) konusunda Yargıtay'ın benimsediği ilke nedir? Özellikle, zarara neden olan asıl sorumlu (örneğin işveren) veya üçüncü kişiler tarafından yapılan 'yardım' veya 'bağış' niteliğindeki ödemeler tazminattan indirilebilir mi? Bu konuyu TBK m. 55 ışığında ve Yargıtay HGK kararı çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108723

Yargıtay'ın ve TBK m. 55'in benimsediği temel ilke, zarardan indirim yapılabilmesi için yapılan ödemenin 'ifa amacı' taşıması gerekliliğidir. İfa amacı taşımayan ödemeler, özellikle yardım ve bağışlar, zarardan veya tazminattan indirilemez. Metindeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında bu ilke detaylıca incelenmiştir. Buna göre; 1) Zarar veren asıl sorumlu (örneğin olaydaki İstanbul Büyükşehir Belediyesi) tarafından yapılan ödemelerin kural olarak borcu ifa amacıyla yapıldığı kabul edilir ve tazminattan indirilir. Kararda, Belediye'nin talimatıyla İtfaiye Vakfı eliyle verilen daire, ifa amaçlı bir ödeme olarak kabul edilmiş ve bedelinin tazminattan düşülmesi gerektiği belirtilmiştir. 2) Üçüncü kişiler (örneğin vatandaşlar, bağımsız dernekler) tarafından yapılan ve 'yardım' veya 'bağış' niteliğinde olan ödemeler ise ifa amacı taşımaz. Bu ödemeler, zarar vereni borcundan kurtarmak için değil, zarar görene destek olmak amacıyla yapılır. Bu nedenle, kararda belirtilen ve vatandaşlardan toplanan nakdi yardımların tazminat hesabından indirilmesi hukuka aykırıdır (www.zulkufarslan.av.tr/avukatin-kusuru-ve-tazminat-sorumlulugu/).