Mirasın reddi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığı iddiasını yasal süresi içinde icra dairesine bildirmeyerek takibin kesinleşmesine neden olan mirasçı, borcu ödemek zorunda kalırsa, bu durumdan tamamen kurtulma imkanını yitirir mi? Hukuk Genel Kurulu'nun bu konudaki görüşü nedir?
Hayır, tamamen kurtulma imkanını yitirmez. Takibin kesinleşmesi, sadece takip hukuku açısından sonuç doğurur ve alacaklının haciz gibi cebri icra işlemlerine devam etmesine olanak tanır. Ancak bu durum, borcun maddi hukuk açısından varlığını kesin olarak ispatlamaz. Mirası reddetmiş olmasına rağmen süresinde itiraz etmediği için borcu ödemek zorunda kalan mirasçı, maddi hukuk temelinde borçlu olmadığının tespiti için her zaman genel mahkemelerde 'menfi tespit davası' açabilir. Eğer borcu ödemişse, ödediği paranın iadesi için 'istirdat davası' açabilir. Metinde yer alan Hukuk Genel Kurulu'nun 19.11.2014 tarihli kararında da, süresinde itiraz edilmemesi halinde borçluların koşulları varsa menfi tespit davası açabilecekleri gerekçesiyle, mirasın reddi iddiasının süresiz şikayet yoluyla ileri sürülmesi gerektiği yönündeki azınlık görüşü benimsenmemiştir. Bu, usuli bir hakkın kaybının, maddi hukuktaki temel hakkı ortadan kaldırmadığını gösterir (sen.av.tr/tr/makale/mirasi-reddeden-mirascilarin...).