Bir kamu görevlisinin eyleminin 'hizmet kusuru' mu yoksa 'kişisel kusur' mu olduğunun ayrımında kullanılan temel ölçüt nedir? Görev sırasında ve hizmet aracıyla işlenen her kusurlu eylem hizmet kusuru sayılır mı?
Hizmet kusuru ile kişisel kusur arasındaki ayrımda kullanılan temel ölçüt, kusurlu eylemin kamu hizmetinin görülmesiyle olan 'işlevsel (görevsel) bağı'dır. Eylemin, hizmetten ayrılabilir olup olmadığına bakılır. Görev sırasında ve hizmet aracıyla işlenen her kusurlu eylem, otomatik olarak hizmet kusuru sayılmaz. Metindeki HGK kararında da belirtildiği gibi; - Hizmet Kusuru: Kamu görevlisinin görevinden ayrılamayan, görevin yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkan, idareye atfedilebilen kusurlardır. Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik gibi durumlar genellikle hizmet kusuru kapsamında değerlendirilir ve dava idareye karşı açılır. - Kişisel Kusur: Kamu görevlisinin eyleminde, görevinden açıkça ve kolayca ayrılabilen, kişisel kin, husumet, çıkar sağlama gibi saiklerle veya suç teşkil eden bir fiille ortaya çıkan kusurlardır. Bu durumda eylem ile kamu görevi arasındaki işlevsel bağ kopar. Metindeki örnekte, polis memurunun alkollü araç kullanması, hizmetin bir gereği veya hizmetteki bir eksiklik değil, tamamen kişisel ve suç teşkil eden bir eylemdir. Bu nedenle kişisel kusur kabul edilmiş ve davanın doğrudan memura karşı adli yargıda açılabileceğine karar verilmiştir (www.zulkufarslan.av.tr/kamu-gorevlisinin-hizmet-kusuru/).