TTK m. 5/A uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda arabulucuya başvurmak dava şartıdır. 'Menfi tespit davası', bu kapsamda zorunlu arabuluculuğa tabi midir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını ve gerekçesini açıklayınız.
Hayır, menfi tespit davası zorunlu arabuluculuğa tabi değildir. Metinde yer alan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararına göre, bir davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olması için konusunun 'bir miktar paranın ödenmesi olan bir alacak veya tazminat talebi' olması gerekir. Menfi tespit davası ise bir eda davası değil, bir tespit davasıdır. Bu davanın amacı, bir alacağın tahsili değil, bir borcun 'olmadığının' tespit edilmesidir. Dava sonucunda verilen hüküm, davacının borçlu olup olmadığını belirleyen bir olumsuz tespit hükmüdür ve bu hüküm, İİK m. 32 anlamında doğrudan ilamlı icraya konu edilemez. Yargıtay, arabuluculuk sonucu verilen kararların ilam niteliğinde olup cebri icraya konu edilebilirken, menfi tespit kararlarının bu nitelikte olmamasından hareketle, kanun koyucunun bilinçli olarak menfi tespit davalarını zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında tuttuğu sonucuna varmıştır. Bu nedenle, arabulucuya başvurulmamış olması menfi tespit davasında bir dava şartı yokluğu nedeni değildir (barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/menfi-tespit-davasi-ve-istirdat-davasi-nedir-iik-72.html).