Avukatın kusurundan kaynaklanan bir tazminat davasında, müvekkilin 'manevi tazminat' kaybı, avukattan maddi bir zarar kalemi olarak talep edilebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun metinde yer alan kararında bu talep nasıl nitelendirilmiştir?
Evet, talep edilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun metindeki kararında bu durum açıklığa kavuşturulmuştur. Davacı müvekkiller, avukatın kusuru nedeniyle kaybettikleri ilk davada talep ettikleri manevi tazminatı, avukata karşı açtıkları bu yeni davada bir zarar kalemi olarak ileri sürmüşlerdir. Mahkeme, bu davada usulüne uygun bir manevi tazminat talebi olmadığını belirterek bu istemi değerlendirmemiştir. Ancak HGK, bu yaklaşımı hatalı bulmuştur. HGK'ya göre, avukata yöneltilen bu talep, BK m. 47 (TBK m. 56) anlamında, ölüm nedeniyle duyulan ızdırabın doğrudan avukattan istenmesi niteliğinde bir 'manevi tazminat' talebi değildir. Bu talep, avukatın kusuru olmasaydı idari yargıdan alınabilecek olan manevi tazminat alacağının, avukatın ihmali nedeniyle 'elde edilemeyen bir alacak' haline dönüşmesiyle oluşan 'maddi bir zarar' kalemidir. Dolayısıyla, mahkemenin, süresinde dava açılsaydı davacıların alabileceği manevi tazminat miktarını takdir ederek, bu tutarı avukatın sorumlu olduğu maddi zarar kapsamında değerlendirmesi gerekirdi (www.zulkufarslan.av.tr/avukatin-kusuru-ve-tazminat-sorumlulugu/).