Kamuoyunda tanınan bir siyasetçiye yönelik eleştirilerin sınırları, sıradan bir vatandaşa yönelik eleştirilerin sınırlarından daha mı geniştir? AİHM ve Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, eleştirinin sınırı ve korunmayan ifadeler açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108667

Evet, AİHM ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, siyasetçiler ve kamuya mal olmuş diğer kişiler (sanatçılar, sporcular vb.) kendilerine yönelik eleştirilere, sıradan vatandaşlara göre daha geniş bir hoşgörü göstermek zorundadır. Bunun temel nedeni, bu kişilerin kamuoyu önünde olmayı ve halk tarafından denetlenmeyi bilerek tercih etmiş olmaları ve demokratik bir toplumda siyasi tartışmanın serbestçe yapılabilmesi gerekliliğidir. Bu nedenle siyasetçilere yönelik eleştirilerin izin verilen sınırları daha geniştir; şoke edici, rahatsız edici ve sert ifadeler dahi ifade özgürlüğü kapsamında korunabilir. Ancak bu genişlik sınırsız değildir. Metinde de belirtildiği gibi, ifade özgürlüğü kalkanı arkasına gizlenerek kişileri yalnızca karalamak, aşağılamak, asılsız suçlamalarda bulunmak (iftira), küfür etmek, özel hayata ölçüsüzce saldırmak gibi amaçlar taşıyan ifadeler hukuken korunmaz. Eleştiri hakkı, onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici keyfi beyanları ve nefret söylemini kapsamaz (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/suc-ve-dusunceyi-ifade-ozgurlugu.html).