Rakip şirketler arasındaki bir davada, davalı şirket ticari sırlarını korumak amacıyla defterlerini ibrazdan kaçınırsa, HMK m. 222/5 hükmü doğrudan uygulanarak davacının iddiası ispatlanmış sayılır mı? Bu hükmün uygulanmasının önündeki potansiyel engeller nelerdir?
HMK m. 222/5, 'karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır' hükmünü içerse de, bu hükmün uygulanması mutlak ve otomatik değildir. Mahkeme, bu sonuca varmadan önce bazı ön koşulları değerlendirmelidir. Metinden de anlaşıldığı üzere, HMK m. 220 uyarınca mahkemenin öncelikle 'ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna' kanaat getirmesi gerekir. Ayrıca davalı taraf, ticari sırların korunmasını HMK m. 220/3 kapsamında 'kabul edilebilir bir mazeret' olarak ileri sürebilir. Eğer mahkeme, ticari sırların ifşası riskinin davacının ispat hakkından daha üstün bir menfaat olduğuna veya davacının iddiasını başka delillerle ispatlayabileceğine kanaat getirirse, defterlerin ibraz edilmemesine rağmen davacının iddiasını ispatlanmış saymayabilir. Bu durumda mahkeme, gizli yargılama gibi daha dengeli çözümlere yönelebilir. Dolayısıyla, HMK m. 222/5'in uygulanması, mahkemenin yapacağı menfaat dengesi ve zorunluluk değerlendirmesine bağlıdır (sen.av.tr/tr/makale/Rakip-Ticari-Sirketler-Arasinda...).