İYUK m. 2/2'ye göre 'İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar...idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.' Bu hüküm, Anayasa'daki hangi temel ilkenin bir yansımasıdır ve idari yargının, yürütmenin alanına müdahalesini nasıl engeller?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108616

İYUK m. 2/2'deki bu hüküm, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen 'hukuk devleti' ilkesinin bir gereği olan 'kuvvetler ayrılığı' ilkesinin idari yargıdaki en önemli yansımasıdır. Kuvvetler ayrılığı ilkesi, devletin yasama, yürütme ve yargı erklerinin kendi görev alanlarında bağımsız olarak faaliyet göstermesini gerektirir. İdari eylem ve işlemler, yürütme erkinin faaliyet alanına girer. İdari yargının görevi, yürütmenin bu eylem ve işlemlerinin 'hukuka uygun olup olmadığını' denetlemektir. Eğer idari yargı, hukuka uygunluk denetiminin sınırlarını aşarak, bir işlemin 'yerinde olup olmadığını' (daha iyi, daha verimli, daha akılcı olup olmadığını) denetlemeye başlarsa, bu, yargının yürütmenin yerine geçerek onun takdir yetkisini kullanması anlamına gelir. 'Yerindelik denetimi yasağı' ve 'idarenin takdir yetkisini kaldıracak şekilde karar verememe' kuralı, yargının yürütmenin alanına bu şekilde müdahale etmesini engelleyerek kuvvetler ayrılığı ilkesini korur. Yargı, idareye ne yapması gerektiğini değil, yaptığı işlemin hukuka uygun olup olmadığını söyler.