Taksirle yaralama suçundan (TCK m. 89) yargılanan sanığın aynı zamanda mağdurun anne veya babası olması durumunda, TCK m. 22/6 hükmü nasıl uygulanır? Bu hükmün uygulanabilmesi için aranan şartlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108601

TCK m. 22/6, taksirli hareket sonucu neden olunan neticenin, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması halinde, faile ceza verilmeyeceğini; bilinçli taksir halinde ise cezanın yarıdan altıda bire kadar indirilebileceğini düzenler. Bu bir 'şahsi cezasızlık sebebi' veya 'cezayı azaltan şahsi sebep'tir. Sanığın, taksirle yaraladığı mağdurun anne veya babası olması, bu hükmün uygulanması için tipik bir durumdur. Çocuğunun yaralanması, fail olan ebeveyn için zaten başlı başına büyük bir manevi ızdırap ve mağduriyet yarattığından, ayrıca bir ceza ile cezalandırılmasının cezanın önleme ve ıslah amacına hizmet etmeyeceği düşünülür. Bu hükmün uygulanabilmesi için aranan şartlar şunlardır: 1) Suçun taksirle işlenmesi. 2) Meydana gelen neticenin (yaralanmanın) failin kendisi için de bir mağduriyet yaratması. 3) Bu mağduriyetin, ceza verilmesini gereksiz kılacak ağırlıkta olması. 4) Bu durumun failin 'kişisel ve ailevi' durumundan kaynaklanması. Yargıtay 12. CD'nin 2019/12541 E. sayılı kararındaki olayda olduğu gibi, anne ve babanın tarlada çalışırken çocuklarının römorktan düşerek yaralanması, bu hükmün uygulanabileceği bir örnektir.