Kilometresi düşürülmüş bir aracı, bu durumu bilmediğini iddia eden iyi niyetli bir satıcıdan alan alıcının, TBK kapsamındaki seçimlik hakları nelerdir? Satıcının bu durumu bilmemesi, onu tazminat sorumluluğundan tamamen kurtarır mı?
Alıcının, TBK m. 227 uyarınca dört temel seçimlik hakkı vardır: 1) Sözleşmeden dönme (aracı iade edip ödediği bedeli faiziyle geri alma). 2) Satış bedelinden ayıp oranında indirim isteme (aracı elinde tutup, ayıpsız değeri ile ayıplı değeri arasındaki farkı talep etme). 3) Aşırı bir masraf gerektirmiyorsa, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme (bu hak, km düşürmede pratik olarak uygulanamaz). 4) İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme (ikinci el araçlarda bu da genellikle mümkün değildir). Dolayısıyla alıcı pratikte dönme veya bedel indirimi haklarını kullanır. Satıcının ayıbı bilmemesi (iyi niyetli olması), onu bu seçimlik haklardan doğan sorumluluktan kurtarmaz (TBK m. 219/2). Ancak, TBK m. 229/2'deki 'diğer zararların' tazmini konusunda bir fark yaratır. Satıcı, ayıbın varlığında kusuru olmadığını ispat ederse, alıcının doğrudan zararları (tamir masrafı, değer kaybı vb.) dışındaki dolaylı veya menfi zararlarını ödemekten kurtulabilir. Fakat aracın bedelini iade veya bedelden indirim yapma sorumluluğu devam eder.