MÖHUK m. 57/2'ye göre, tenfiz kararının temyiz edilmesi, kararın yerine getirilmesini (icrasını) kendiliğinden durdurur mu? Bu durum, genel hukukumuzdaki istinaf ve temyiz başvurularının icraya etkisi kuralından nasıl bir farklılık arz eder?
Evet, durdurur. MÖHUK m. 57/2, 'Temyiz, yerine getirmeyi durdurur' şeklinde açık ve özel bir hüküm içermektedir. Bu, tenfiz davasının kabulüne veya reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının temyiz edilmesi halinde, kararın icrasının kendiliğinden, yani ayrıca bir 'icranın geri bırakılması (tehir-i icra)' kararı alınmasına gerek kalmaksızın duracağı anlamına gelir. Bu durum, genel hukukumuzdaki kuraldan önemli bir farklılık arz eder. HMK'ya göre, kural olarak kanun yoluna (istinaf veya temyiz) başvurulması, kararın icrasını durdurmaz. İcranın durdurulabilmesi için, borçlunun teminat göstererek ilgili merciden (bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay) 'icranın geri bırakılması' kararı alması gerekir. MÖHUK'taki bu özel düzenleme, yabancı bir ilamın Türkiye'de icrası gibi önemli bir konuda, kararın kesinleşmesi beklenmeden geri dönülmez sonuçlar doğmasını engellemek amacıyla getirilmiştir.