Tanıma ve tenfiz davasında, karşı tarafın (davalının) adresi bilinmiyorsa veya kendisine ulaşılamıyorsa, mahkeme davayı yokluğunda yürütebilir mi? Bu durumda tebligat işlemlerinin nasıl yapılması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108561

Hayır, davalının yokluğunda doğrudan yargılama yapılamaz. Tanıma ve tenfiz davası hasımlı bir davadır ve davalıya usulüne uygun tebligat yapılması zorunludur. Adresin bilinmemesi, bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Davalının adresinin bilinmemesi veya kendisine ulaşılamaması halinde, mahkemenin ve davacının etkin bir adres araştırması yapması gerekir. Bu araştırma, MERNİS, SGK, Emniyet kayıtlarının yanı sıra, davalının vatandaşı olduğu ülkenin kamu kurumlarıyla adli yardımlaşma yoluyla iletişim kurmayı da içerir. Tüm bu araştırmalara rağmen bir adres tespit edilemezse, son çare olarak 'ilanen tebligat' usulüne başvurulur (Tebligat Kanunu m. 28 vd.). İlanen tebligat, masraflı ve zaman alıcı bir süreç olup, gazete ilanı gibi yöntemlerle yapılır ve ilandan belirli bir süre sonra tebligat yapılmış sayılır. Ancak bu yola, diğer tüm adres araştırma yolları tüketildikten sonra başvurulabilir. Usulüne uygun tebligat yapılmadan verilen bir tanıma veya tenfiz kararı, savunma hakkının ihlali nedeniyle kanun yollarında bozulur.