TCK m. 277/2'de düzenlenen özel fikri içtima hükmü ne anlama gelmektedir? Yargı görevi yapan bir avukatı, davasından çekilmesi için tehdit etmek eylemi, TCK m. 277 ve TCK m. 106 (tehdit) açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108559

TCK m. 277/2'deki düzenleme, özel bir 'farklı neviden fikri içtima' kuralıdır. Buna göre, yargı görevini yapanı etkileme fiili (TCK m. 277) işlenirken, bu fiil aynı zamanda başka bir suçu da (örneğin tehdit, kasten yaralama, hakaret) oluşturuyorsa, faile en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir, ancak bu ceza yarısına kadar artırılır. Sorudaki örnekte, avukatı tehdit etme eylemi, hem TCK m. 106'daki tehdit suçunu hem de potansiyel olarak TCK m. 277'yi oluşturabilir. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/101 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, eğer tehdidin amacı, gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya haksız bir karar verdirmekten ziyade, 'salt olarak yargı görevi yapan kişinin görevini yapmasını engellemek' ise, bu eylem TCK m. 277'yi değil, TCK m. 265/2'de düzenlenen 'yargı görevi yapan kişiye karşı görevi yaptırmamak için direnme' suçunu oluşturur. Bu durumda tehdit, direnme suçunun unsuru haline gelir ve ayrıca tehditten ceza verilmez. Eğer amaç kararı etkilemekse, TCK m. 277/2 uygulanır ve tehdit suçundan daha ağır olduğu için TCK m. 277'den ceza verilir ve bu ceza artırılır.