Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre, apartman veya site yönetiminin 'tüzel kişiliği' olmamasına rağmen, hangi durumlarda 'dava ve taraf ehliyeti' bulunduğu kabul edilmektedir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK 5.4.2017 tarihli, 2017/1-1282 E.) bu konudaki yaklaşımının ardındaki 'usul ekonomisi' ilkesiyle bağlantısını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108523

Kural olarak, tüzel kişiliği olmayan oluşumların dava ve taraf ehliyeti yoktur. Apartman veya site yönetimleri de tüzel kişiliğe sahip değildir. Ancak Yargıtay, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan (KMK) kaynaklanan özel durum nedeniyle bu kurala bir istisna getirmiştir. Yargıtay HGK'nın anılan kararı gibi yerleşik içtihatlara göre, apartman yönetimi, KMK'nın 35. maddesinde sayılan yönetici görevleri kapsamına giren konularda 'dava ve taraf ehliyetine' sahiptir. Bu ehliyet, yönetimin kat maliklerinin vekili olarak üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerden (örneğin, mantolama, onarım sözleşmeleri) doğan alacak davaları veya ortak giderlerin tahsili gibi konuları kapsar. Bu istisnanın ardındaki temel gerekçe 'usul ekonomisi' ilkesidir. Eğer yönetimin taraf ehliyeti kabul edilmezse, örneğin bir onarım sözleşmesinden doğan alacak için yüklenicinin, sitedeki yüzlerce kat malikinin her birine ayrı ayrı dava açması gerekirdi. Bu durum, yargılamayı aşırı derecede karmaşıklaştırır, masraflı hale getirir ve uyuşmazlıkların çözümsüzlüğe terk edilmesine yol açardı. Bu nedenle, yönetimin görev alanına giren konularda, muhatabın doğrudan apartman yönetimi olduğu kabul edilerek, tek bir dava ile sorunun çözülmesi sağlanır.