Bir yüklenicinin, hakediş raporlarını 'bu hakedişi aynen kabul ediyorum' şeklinde bir beyanla ihtirazi kayıt koymaksızın imzalaması, daha sonra hakediş hesabında bir hata olduğunu iddia ederek dava açmasına engel teşkil eder mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımında 'delil sözleşmesi' ve 'tacirin basiretli davranma yükümlülüğü' kavramları nasıl bir rol oynar?
Evet, engel teşkil eder. Taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin (HİGŞ) 42. maddesi, geçici hakedişlere itirazın usulünü düzenleyen bir delil sözleşmesidir. Bu madde, itirazın ihtirazi kayıt konularak ve dilekçe ile belirli bir sürede yapılmasını öngörür. Yüklenici, hakedişleri bu usule uymadan, 'aynen kabul ediyorum' gibi bir beyanla imzaladığında, HİGŞ m. 42 uyarınca hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/1551 E., 2018/5419 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, yüklenici bir tacirdir ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca basiretli bir iş insanı gibi davranmakla yükümlüdür. Bu, sözleşme eklerini ve sonuçlarını bilmesi gerektiği anlamına gelir. Ekonomik dengesizlik veya işi kaybetme korkusu gibi gerekçeler, bu açık sözleşme hükmünü ve delil sözleşmesini geçersiz kılmaz. Dolayısıyla, usulüne uygun ihtirazi kayıt konulmadan imzalanan hakedişler kesinleşir ve yüklenici daha sonra bu hakedişlerdeki hesap hatalarına dayanarak dava açamaz.