5718 sayılı MÖHUK uyarınca tanıma ve tenfiz davaları arasındaki temel fark nedir? Bir yabancı mahkeme kararının hem boşanmaya hem de boşanmaya bağlı olarak nafaka ödenmesine hükmetmesi durumunda, bu kararın Türkiye'de geçerli olması için hangi dava türünün açılması zorunludur ve neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108495

Tanıma ve tenfiz davaları arasındaki temel fark, yabancı mahkeme kararının icrai nitelikte olup olmamasından kaynaklanır. Tanıma davası (MÖHUK m. 58), yabancı mahkeme kararının Türkiye'de kesin hüküm veya kesin delil etkisine sahip olmasını sağlar. Bu davalar, icra gerektirmeyen, tespit veya inşai nitelikteki kararlar (örneğin, sadece boşanma, babalığın tespiti) için açılır. Tenfiz davası (MÖHUK m. 50 vd.) ise, icrai nitelikteki, yani bir eda (yapma, verme, ödeme) hükmü içeren kararların Türkiye'de icra edilebilmesini sağlar. Sorudaki örnekte, yabancı mahkeme kararı hem boşanmaya (inşai hüküm) hem de nafaka ödenmesine (eda hükmü) karar vermiştir. Nafaka hükmü, icra takibine konu edilebilecek bir alacağı içerdiğinden icrai niteliktedir. Bu nedenle, kararın bütün olarak Türkiye'de hüküm ve sonuçlarını doğurması için 'tenfiz davası' açılması zorunludur. Tenfiz kararı, tanımayı da kapsar. Yani, mahkeme tenfize karar verdiğinde, boşanma hükmü tanınmış, nafaka hükmü ise tenfiz edilmiş (icra edilebilir hale gelmiş) olur.