CMK m. 100/3'te yer alan 'katalog suçlar'a ilişkin karinenin, tutuklama kararının gerekçelendirilmesi yükümlülüğü üzerindeki etkisini, AYM ve İHAM içtihatları (özellikle Buzadji/Moldova ve Ferhat Azankar kararları) çerçevesinde değerlendiriniz. Bir suçun katalogda yer alması, tutuklama nedenlerinin (kaçma, delil karartma şüphesi) varlığını ayrıca ve somut olgularla ispatlama zorunluluğunu ortadan kaldırır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108492

Hayır, bir suçun CMK m. 100/3'teki katalogda yer alması, tutuklama nedenlerinin varlığını somut olgularla ispatlama ve gerekçelendirme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Madde, 'kuvvetli suç şüphesi' halinde tutuklama nedeninin 'var sayılabileceğini' belirterek bir karine öngörse de, bu karine mutlak değildir. AYM ve İHAM içtihatları bu konuda nettir. İHAM'ın Buzadji/Moldova kararında belirttiği üzere, tutuklama tedbirini haklı kılan ilgili ve yeterli gerekçe gösterme yükümlülüğü ilk tutuklama kararından itibaren geçerlidir. AYM de Ferhat Azankar (B. No: 2021/40469) ve Mehmet Onur Artar (B. No: 2020/8074) gibi kararlarında bu görüşü benimsemiştir. Buna göre, mahkemeler sadece suçun katalogda yer aldığına atıf yaparak tutuklama kararı veremez. Şüphelinin kaçma veya delilleri karartma şüphesinin bulunduğunu gösteren somut olguları (şüphelinin davranışları, yurtdışı bağlantıları, tanıklar üzerindeki etki potansiyeli vb.) kararda açıkça belirtmek zorundadır. Aksi takdirde, basmakalıp ifadelerle verilen tutuklama kararları, Anayasa m. 19 ve AİHS m. 5'te güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal eder.