Bir ceza davasında, sanığın eylemi yargılama sırasında 'kasten öldürmeye teşebbüs'ten 'bilinçli taksirle yaralama' suçuna dönüşürse, mahkemenin bu aşamada uygulaması gereken zorunlu bir usul kurumu var mıdır? (Yargıtay 1. CD, 2020/161 E. kararı ışığında açıklayınız.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108475

Evet, vardır. Mahkemenin bu aşamada uygulaması gereken zorunlu usul kurumu 'uzlaştırma'dır. Kasten öldürmeye teşebbüs suçu (TCK m. 81, 35), niteliği gereği uzlaşma kapsamında değildir. Ancak, yargılama sonucunda mahkeme, toplanan delillere göre sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs değil, 'bilinçli taksirle yaralama' (TCK m. 89, 22/3) suçunu oluşturduğu kanaatine varırsa, suçun vasfı değişmiş olur. Taksirle yaralama suçu ise, tüm halleriyle (basit veya bilinçli taksirle, basit veya nitelikli yaralama) CMK m. 253 uyarınca uzlaşmaya tabidir. Yargıtay'ın anılan kararında da belirtildiği gibi, bu durumda mahkeme hemen mahkumiyet hükmü kuramaz. Yargılamaya ara vererek, dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermeli ve taraflar arasında uzlaşma prosedürünün işletilmesini sağlamalıdır. Uzlaşma sağlanamazsa yargılamaya devam edip hüküm kurabilir. Bu usulün atlanması, mutlak bir bozma sebebidir.