Bir kişinin sürücü belgesi olmadan araç kullanarak kazaya neden olması, tek başına 'bilinçli taksir'in varlığı için yeterli bir karine midir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108473

Hayır, tek başına yeterli bir karine değildir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/19356 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın sürücü belgesinin olmaması, onun araç kullanmayı bilmediği veya tehlikeli bir şekilde araç kullandığı anlamına gelmez. Bilinçli taksirin (TCK m. 22/3) oluşabilmesi için failin, öngördüğü neticeyi istememesine rağmen, şansına veya becerisine güvenerek hareket etmesi gerekir. Sürücü belgesiz olmak, bir idari kural ihlalidir ancak tek başına bilinçli taksirin sübjektif unsurunu (neticenin öngörülmesi) kanıtlamaz. Eğer sanığın araç kullanmayı bildiği, ancak kazanın oluşumunda başka bir dikkat ve özen yükümlülüğünü (hız, hatalı sollama vb.) ihlal ettiği anlaşılıyorsa, eylem basit taksir olarak değerlendirilir. Sanığın sürücü belgesiz olması, TCK m. 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde aleyhe bir unsur olarak dikkate alınabilir, ancak eylemi otomatik olarak bilinçli taksire dönüştürmez.