Bir okul servis aracının karıştığı kazada öğrencinin yaralanması üzerine açılan tazminat davasında, okul yönetimi ile servis işletmecisi arasındaki sözleşmede 'trafik kazalarından doğacak tüm maddi ve manevi zarardan servis şirketinin sorumlu olacağına' dair bir hüküm bulunması, okul yönetimini davacılara (öğrenci ve velilerine) karşı sorumluluktan kurtarır mı? Bu tür bir hükmün hukuki niteliğini ve etkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108468

Hayır, kurtarmaz. Okul yönetimi ile servis şirketi arasındaki bu tür bir hüküm, bir 'iç ilişki düzenlemesi' veya 'sorumsuzluk anlaşması' niteliğindedir. Bu anlaşma, sadece sözleşmenin tarafları olan okul ile servis şirketini bağlar. Borçlar Hukukunun temel ilkelerinden olan 'sözleşmenin nispiliği' ilkesi gereğince, bu anlaşma, haksız fiilden zarar gören üçüncü kişi konumundaki davacıları (öğrenci ve velileri) bağlamaz. Davacılar, hem haksız fiil faili olan sürücüye, hem araç işletenine (KTK uyarınca), hem de taşıyan sıfatına sahip olan okul yönetimine ve servis şirketine karşı müteselsilen tazminat davası açabilirler. Okul yönetimi, davacılara tazminatı ödemek zorunda kalırsa, aralarındaki sözleşmenin bu hükmüne dayanarak, ödediği tazminat için servis şirketine 'rücu' edebilir. Yani, bu hüküm, davacılara karşı bir savunma (def'i) değil, sadece taraflar arasındaki iç ilişkide bir rücu hakkı kaynağıdır.