2577 sayılı İYUK'un 2. maddesinde idari yargı yetkisi 'idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır' şeklinde tanımlanmıştır. Bu sınırlama, mahkemelerin 'yerindelik denetimi' yapamayacağı anlamına gelir. 'Hukuka uygunluk denetimi' ile 'yerindelik denetimi' arasındaki temel farkı bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108459

'Hukuka uygunluk denetimi', idari mahkemenin, dava konusu idari işlemin kanuna, yönetmeliğe ve hukukun genel ilkelerine uygun olup olmadığını yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden incelemesidir. Mahkeme, işlemin hukuka aykırı olup olmadığına karar verir. 'Yerindelik denetimi' ise, idarenin takdir yetkisini kullanarak yaptığı bir tercihin yerinde, akılcı, isabetli veya gerekli olup olmadığını denetlemektir. İdari mahkemeler yerindelik denetimi yapamaz, yani kendilerini idarenin yerine koyarak 'bu işlem yerine şu işlem daha doğru olurdu' şeklinde bir karar veremezler. Örnek: Bir belediyenin, imar planında bir alanı 'park alanı' olarak belirlemesi bir takdir yetkisi kullanımıdır. Mahkeme, bu işlemin planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve hukuka uygun olup olmadığını denetler (hukuka uygunluk denetimi). Ancak mahkeme, 'bu alan park değil, pazar yeri olmalıydı' diyerek idarenin tercihini sorgulayamaz ve değiştiremez (yerindelik denetimi yasağı).