Bir avukatın, müvekkilinin davasına bakan hakime noter aracılığıyla ihtarname çekerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmesi, TCK m. 277 kapsamında 'yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs' suçunu oluşturur mu? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, suçun 'hukuka aykırı olarak etkileme' unsuru çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108365

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/104 sayılı kararında da tartıldığı üzere, bir avukatın hakime noter aracılığıyla ihtarname çekmesi, TCK m. 277'deki suçun unsurlarını tipik olarak oluşturmaz. Suçun maddi unsuru, 'emir vermek, baskı yapmak, nüfuz icra etmek suretiyle veya her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak etkilemeye' kalkışmaktır. Noterden ihtarname çekmek, her ne kadar alışılmadık bir usul olsa da, doğrudan emir, baskı veya nüfuz icrası olarak nitelendirilemez. Daha önemlisi, suçun oluşması için etkileme girişiminin 'hukuka aykırı' olması gerekir. 'Hukuka aykırılık', eylemin tüm hukuk düzeniyle çatışma halinde olması anlamına gelir. Avukatın, iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında, müvekkilinin haklarını korumak amacıyla yaptığı işlemler, usule aykırı olsa bile, doğrudan hukuka aykırı bir etkileme amacı taşımıyorsa bu suçu oluşturmaz. Yargıtay, bu tür bir eylemin, hukuk düzeninin kesinlikle yasakladığı bir durum olmadığını ve bu nedenle suçun 'hukuka aykırılık' unsurunun gerçekleşmediğini kabul etme eğilimindedir.