Yargıtay, TCK m. 227'de tanımlanan fuhuş suçlarında zincirleme suç (TCK m. 43) hükümlerinin uygulanmasını neden genellikle kabul etmemektedir? Failin birden fazla mağdura karşı fuhuş suçu işlemesi durumunda hukuki durum nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #108359

Yargıtay'ın yerleşik kararlarında, fuhuş suçunun (fuhşa teşvik, aracılık, yer temin etme vb.) yapısı gereği 'teselsülü barındırdığı' yani eylemin doğası gereği devamlılık ve tekrarlanma içerdiği kabul edilmektedir. Fuhuş eylemi genellikle tek bir cinsel ilişki için değil, bir süreç ve yaşam tarzı olarak teşvik edildiği veya kolaylaştırıldığı için, aynı mağdura karşı farklı zamanlarda gerçekleştirilen eylemler, tek bir suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilerek tek bir suç olarak kabul edilir. Bu nedenle, Yargıtay, bu suçun bünyesinde zaten teselsül barındırdığı gerekçesiyle TCK m. 43'teki zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına genellikle olanak tanımaz (Örn. Yargıtay 5. CD, 2007/2052 K.). Ancak, failin eylemi birden fazla mağdura yönelikse, durum değişir. Bu durumda, her bir mağdur suçun ayrı bir hukuki konusunu oluşturduğundan, mağdur sayısınca ayrı ayrı fuhuş suçu oluştuğu kabul edilir. Yani, iki mağdura aracılık eden fail, iki ayrı fuhuş suçundan sorumlu tutulur (Örn. Yargıtay 14. CD, 2014/2070 K.).